enflasyonemeklilikötvdövizakpchpmhp

Narenciyede rekolte düştü

Narenciyede rekolte düştü
WWW.KKTCNEWS.NET
13.12.2025 10:08
0
A+
A-

Narenciye Üreticiler Birliği Derneği Başkanı Turgut Akçın, son yıllarda narenciye rekoltesinin 100 bin tonlara kadar gerilediğini söyleyerek “acil önlem” çağrısında bulundu. Verim kayıpları ciddi boyutta… İklim koşulları ve artan maliyetler nedeniyle narenciye sektöründe ciddi verim kayıpları yaşandığını belirten Başkan Akçın, eskiden Tarım Dairesi memurlarının köylerde üreticiyle sürekli temas halinde olduğunu hatırlatarak, “Tarımda yerinde gözlem şart çünkü tarım masada değil, tarlada bahçede yönetilir.” dedi.

Cemre CEMALİ

Narenciye cenneti olarak bilinen ülkemizde verim düşüyor, rekolte her geçen yıl geriliyor. Son yıllarda yaşanan iklim değişikliği, su yetersizliği, artan üretim maliyetleri üreticilerin bahçesine bakım yapmasının önüne geçiyor ve bahçeler kurumaya terk ediliyor. Üretici, hem iklim koşulları hem de ekonomik zorluklar karşısında ayakta durmakta zorlanırken, 1974’ten sonra 260 bin ton seviyelerinde olan narenciye rekoltesi son yıllarda 100 bin tonlara kadar gerilemiş durumda. KIBRIS’a konuşan Narenciye Üreticiler Birliği Derneği Başkanı Turgut Akçın, yeni sezon öncesi narenciye rekoltesine ilişkin değerlendirmede bulunarak, yıllık üretimin son yıllarda ciddi düşüş gösterdiğini açıkladı. Akçın, bu yıl toplam rekoltenin 100 bin ton seviyelerinde kalmasının beklendiğini belirterek “Geçmişte tarım dairesi memurları bölgesini gezer, ayda bir rapor hazırlardı. Memurların yerinde gözlem yapması, ürünü incelemesi, ilaç ve bakım ihtiyaçlarını üreticiye yerinde anlatması gerekiyor. Tarım masada değil, tarlada bahçede yönetilir.” uyarısında bulundu.

“Erkenci ürünler piyasada”

WWW.KKTCNEWS.NET

Narenciye Üreticiler Birliği Derneği Başkanı Turgut Akçın, narenciye hasadında şu an iç piyasa yönelik limon, klementin, washinton gibi erkenci ürünlerin iç piyasaya sürüldüğü zaman olduğunu ifade ederek “iç piyasaya yönelik hasat devam ediyor şu an. Bizim esas ürünümüz mandora mandalin (king) ve valencia portakalıdır. Bunların hasat dönemi de ocak sonu şubat içerinde başlar.” dedi. Akçın, geçtiğimiz yılın narenciye rekoltesi hakkında bilgi vererek, geçen yıl Mandora (kin) mandalina üretiminin 40 bin 969 ton olarak gerçekleştiğini; bu ürünün bir bölümü ihraç edilirken bir bölümünün de konsantre üretiminde kullanıldığını belirtti.

Valensiya portakalı üretiminin ise 35 bin 150 ton olduğunu kaydeden Akçın, “Limon üretiminde iç piyasaya giden ürünler hariç bin 234 tonluk kısmın ihracatı gerçekleştirildi. Greyfurt üretimi bin 462 ton olurken, iç piyasaya verilen 1–2 ton dışında kalan tüm ürün konsantreye gönderildi.” dedi. Akçın, yafa portakalının rekoltesinin ise 49 bin ton olduğunu ve tamamının iç piyasada tüketildiği söyleyerek W. Murcott mandalinada toplam üretimin bin 361 ton olduğunu, bu miktarın hem iç piyasaya hem de ihracata yönlendirildiğini açıkladı. Orri mandalina üretiminin de yaklaşık 2 bin ton seviyesinde gerçekleştiğini ve tamamının iç piyasaya sunulduğunu belirten Akçın, “Washington portakalı üretimi ise yaklaşık 300 ton olurken, bu ürünün de tamamı iç piyasada tüketildi. Bunların hepsi ülkemizde üretimi yapılan narenci ürünleridir, başka da bir ürün yok.” ifadelerini kullandı.

Yeni sezon beklentileri…

Narenciye Üreticiler Birliği Derneği Başkanı Turgut Akçın, yeni sezonda narenciye rekoltesi ile ilgili beklentileri de değerlendirdi: “King mandalinde rekoltenin geçtiğimiz yılın biraz daha üstünde olmasını bekliyoruz. Yani 50 bin ton civarında olacaktır. Valensiya portakalının ise yeni sezonda 45-50 bin ton seviyesine yükseleceği beklentimiz var. Geçtiğimiz yıl don dolayısıyla rekolte biraz düştü, bu sene biraz daha yükselmesini bekliyoruz. Ancak yıl bazında bakıldığında her sene narenciye rekoltesi geriliyor.” vurgusu yaptı.

“Rekolte düşüyor”

Narenciye Üreticiler Birliği Derneği Başkanı Turgut Akçın, iklim koşulları ve artan maliyetler nedeniyle narenciye sektöründe ciddi verim kayıpları yaşandığını belirterek geçmiş yıllarda ülkenin yıllık narenciye rekoltesinin 130 bin ton civarında seyrettiğini hatırlattı. Akçın, “1974’ten sonra 260 bin ton seviyelerinde olan rekolte son yıllarda 100 bin tonlara kadar geriledi” diyerek bu yıl da birçok bahçenin kurumaya terk edildiğini kaydetti. Su yetersizliği ve maliyet artışlarının üreticiyi zorladığının altını çizen Akçın, bu sorunların beraberinde getirdiği sonuçları şu şekilde anlattı:

“Su sıkıntısı nedeniyle üreticiler çareyi bazı bahçeleri tamamen bırakmakta buldu. Maliyetlerin aşırı yükselmesi de üreticinin bakım yapmasını imkânsız hâle getirdi. Bu nedenle verimde düşüş yaşanıyor. Bu yıl 100 bin ton civarında bir rekolte bekliyoruz. Çünkü king mandalin ve valensiya portakalının her birinde 40–45 bin ton arası rekolte öngörüyoruz. Diğer ürünlerde ise çok sınırlı miktarda üretim var. Tüm ürünleri topladığımızda bu yıl 100 bin tonu ancak bulacaktır.”

“Limonda kontrolsüz süreç yaşandı” Akçın, geçmişle kıyaslandığında limon üretiminin belirgin şekilde düştüğünü vurgulayarak, bunun nedenini şöyle açıkladı:

“Yıllık limon rekoltesi ülkemizde yaklaşık 2 bin ton. Yeni dikimlerle bu 3 bin ton seviyelerine çıkabiliyor. Ancak son 15–20 yıl içinde kontrolsüz bir süreç yaşandı. Limon bahçeleri kesildi çünkü o dönem Mandora mandalin çok iyi fiyata gidiyordu. Üreticiler limonu kesti, hatta bir kısmı Valensiya portakalını bile söküp yerine Mandora dikti. Hükümet bu gidişatı engelleyemedi. Bugün ise Mandora piyasası tamamen durgun.”

“Konsantremiz dünyada da bir numara”

Turgut Akçın, narenciye piyasasında bu yıl belirgin bir durgunluk yaşandığını belirterek özellikle Mandora mandalinanın hem talep hem de pazar açısından istenilen seviyede olmadığını söyledi. Buna karşın Valensiya portakalında herhangi bir sorun beklemediklerine dikkat çeken Akçın, Valensiya portakalının hem Türkiye’de hem de ülkemizde konsantre üretiminde değerlendirildiğini anlattı:

“Türkiye’de valensiya özellikle turizme yönelik taze sıkım amaçlı tüketiliyor. Türkiye’de ürün miktarı az olması nedeniyle bu ürün orada iç piyasasında daha yüksek fiyat buluyor. Ülkemizin konsantresi dünyada da bir numara kabul ediliyor. Bizim konsantremizi alıp Latin Amerika ülkelerinde, hatta Mısır’ın konsantresine karıştırarak piyasaya sürüyorlar. Ürünümüzün aroması, rengi ve şeker oranı iklim dolayısıyla çok daha yüksek kalitede. Bu nedenle birçok ülke kendi ürünleriyle karıştırarak satıyor. Valensiyada bu yüzden bir sıkıntı yaşanacağını düşünmüyoruz.”

İhracatta vergi engeli

Narenciye ihracatında karşılaşılan zorluklara da değinen Akçın, Avrupa’ya doğrudan ürün göndermede ciddi sıkıntılar olduğunu söyledi:

“Avrupa’ya direkt ürün gönderemiyoruz; gönderdiğimizde de yüzde 18 vergi yükü ile karşılaşıyoruz. En çok ihracat yaptığımız ülke anavatan Türkiye’dir. Avrupa Birliği Adalet Divanı (ABAD) kararları nedeniyle Avrupa Birliği ülkelerine giden ürünlerde yüzde 18 gümrük vergisi uygulanıyor. Bu nedenle ürünlerimiz Türkiye ve Orta Doğu ülkelerinde daha iyi fiyat buluyor.”

“Yerinde gözlem şart”

Akçın, tarımdaki bir diğer önemli sorunun da üreticinin yeterince yönlendirilmemesi olduğunu belirterek, eskiden tarım dairesi memurlarının köylerde üreticiyle sürekli temas hâlinde olduğunu hatırlattı:

“Geçmişte memurlar bölgesini gezer, ayda bir rapor hazırlardı. Ben de tarım dairesinde çalıştım. Üreticiyle birebir iletişim vardı. Şimdi ise böyle bir çalışma yok. Üretici bir sorun yaşadığında bilgi almak için Tarım Dairesi’ne gitmek zorunda kalıyor. Ziraat mühendisleri vardır daire. Oysa olması gereken, memurların yerinde gözlem yapması, ürünü incelemesi, ilaç ve bakım ihtiyaçlarını üreticiye yerinde anlatmasıdır. Masada oturarak işler halledilmeye çalışılıyor oysaki tarımda yerinde gözlem şart çünkü tarım masada değil, tarlada bahçede yönetilir.”

WWW.KKTCNEWS.NET
Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.